Akıllı Binalarda ve Nesnelerin İnterneti (IoT) Ekosisteminde Hukuki Sorumluluk
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, "akıllı binalar" olarak adlandırılan, enerji yönetiminden güvenliğe, aydınlatmadan iklimlendirmeye kadar birçok sistemi sensörler, yazılımlar ve internet bağlantılı cihazlarla (Nesnelerin İnterneti - IoT) yöneten yapılar hayatımıza girmiştir. Bu yenilikler konfor ve verimlilik sunarken, beraberinde yeni hukuki soru ve sorunları da getirmektedir: Akıllı bir binanın otomatik sistemindeki bir hata nedeniyle bir kişi zarar görürse, sorumluluk kime aittir?
Temel Hukuki Dayanak: Yapı Malikinin Sorumluluğu (TBK m. 69)
Türk hukukunda, bu tür sorunların çözümünde başvurulacak temel düzenleme, Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde yer alan "Yapı Malikinin Sorumluluğu" ilkesidir. Bu maddeye göre:
"Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür."
Bu, bir kusursuz sorumluluk halidir. Yani, bina sahibinin (malikin) zararın ortaya çıkmasında herhangi bir kusuru olmasa bile, sadece yapının sahibi olması nedeniyle sorumlu tutulur. Geleneksel bir örnekle, bir binanın dış cephesinden düşen bir sıva parçasının bir araca veya kişiye zarar vermesi durumunda, malik, "benim bir kusurum yoktu" diyerek sorumluluktan kurtulamaz.
Akıllı Binalarda Sorumluluğun Genişleyen Kapsamı
Akıllı binalar da hukuken bir "yapı eseri" olduğundan, TBK m. 69'daki temel ilke bu binalar için de geçerlidir. Ancak, akıllı sistemler nedeniyle "yapım bozukluğu" ve "bakım eksikliği" kavramlarının kapsamı genişlemektedir. Sorumluluk doğurabilecek yeni senaryolar şunları içerebilir:
- Yazılım ve Algoritma Hataları: Binanın akıllı iklimlendirme sistemindeki bir yazılım hatası nedeniyle ortamın aşırı ısınması veya soğuması ve buna bağlı olarak bir kişinin hastalanması.
- Sensör Arızaları: Otomatik yangın söndürme sisteminin, sensör arızası nedeniyle gerçek bir yangını algılamaması ve zararın büyümesi.
- Siber Güvenlik İhlalleri: Binanın akıllı kilit ve güvenlik sisteminin siber saldırıya uğraması sonucu kilitlerin devre dışı kalması ve hırsızlık yaşanması.
- Veri Mahremiyeti: Bina sakinlerinin hareketlerini, alışkanlıklarını ve özel yaşamını izleyen akıllı sistemlerin topladığı verilerin sızdırılması veya kötüye kullanılması sonucu doğacak manevi zararlar.
Bu gibi durumlarda, zarar gören kişi doğrudan yapı malikine başvurabilecektir. Yapı maliki ise, ödediği tazminatı, zarara neden olan hatanın kaynağına göre ilgili tarafa rücu edebilir. Bu taraflar şunlar olabilir:
- Binanın akıllı sistemlerini kuran teknoloji firması
- Yazılımı veya algoritmayı geliştiren şirket
- Sensör veya diğer IoT cihazlarının üreticisi
- Sistemlerin bakım ve güncellemesinden sorumlu olan hizmet sağlayıcı
Sonuç
Akıllı binalar, konfor ve verimlilik sunarken mülk sahiplerinin hukuki sorumluluk alanını da genişletmektedir. Artık "bakım" kavramı, sadece fiziksel onarımı değil, aynı zamanda yazılımların güncellenmesini, siber güvenlik önlemlerinin alınmasını ve sistemlerin düzenli olarak denetlenmesini de içermektedir. Bu yeni teknolojik çağda, maliklerin, bu karmaşık sistemlerin doğru çalıştığından emin olma yükümlülügü, geleneksel binalara göre çok daha ağırdır. Bu nedenle, akıllı bina yönetimi ve sigortacılığı gibi alanlarda yeni hukuki düzenlemelere ve uzmanlıklara ihtiyaç duyulacağı açıktır.
Hukuki Destek İçin Bize Ulaşın
Bu konuda ve diğer tüm hukuki sorunlarınızla ilgili detaylı bilgi almak ve profesyonel avukatlık hizmetlerimizden yararlanmak için Hukuk Duo ile iletişime geçebilirsiniz.
+90 549 875 50 40