10 Yıllık Kiracı Tahliyesi
Türk hukuk sisteminde kira sözleşmeleri, hem kiracının barınma hakkını güvence altına alır hem de mülk sahibinin haklarını korur. Özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde, zamanla tarafların ihtiyaçları değişebilir. Bu noktada en çok merak edilen konulardan biri de '10 yıllık kiracı tahliyesi'dir. Belirli bir süreyi dolduran kiracının tahliye süreci, kanunla net kurallara bağlanmıştır. Hukuk Duo olarak bu makalede, 10 yılı aşan kira sözleşmelerinde mülk sahibinin tahliye hakkını ve bu sürecin hukuki adımlarını detaylıca ele alacağız.
10 Yıl Uzama Süresi Nedir ve Tahliye Hakkı Nasıl Doğar?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kira sözleşmesinde belirtilen sürenin dolması, sözleşmeyi otomatik olarak sona erdirmez. Kiracı, sözleşme bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sonlandırmadığı sürece, sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzar. Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi, bu durumu düzenler. Ancak kanun, mülk sahibine de bir istisna tanır: Kira sözleşmesinin kurulmasının üzerinden 10 uzama yılı geçtikten sonra, mülk sahibi herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olur. Bu, toplamda en az 11 yıllık bir kira ilişkisinin ardından mülk sahibine tanınan özel bir haktır.
10 Yıllık Kiracının Tahliyesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?
10 yılı dolduran kiracının tahliyesi için mülk sahibinin keyfi hareket etmesi mümkün değildir; kanunun aradığı şartların titizlikle yerine getirilmesi gerekir. İlk ve en önemli şart, kira sözleşmesinin 10 uzama yılını tamamlamış olmasıdır. Bu sürenin sonunda, mülk sahibi, uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce kiracıya yazılı bir ihtarname göndermek zorundadır. Bu ihtarnamede, kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve taşınmazın tahliye edilmesi gerektiği açıkça belirtilmelidir. Bu süreçte ihtiyaç, tadilat gibi özel bir neden sunma zorunluluğu yoktur; 10 yıllık sürenin dolması yeterli bir sebeptir.
Tahliye Sürecinde Neden Profesyonel Hukuki Destek Önemlidir?
10 yıllık kiracı tahliyesi süreci, basit gibi görünse de usul hatalarına çok açıktır. Özellikle ihtarname içeriğinin ve gönderim zamanının yasalara uygun olmaması, davanın reddedilmesine neden olabilir. Hak kayıpları yaşamamak, süreci en hızlı ve etkili şekilde yönetmek için bir kira hukuku avukatından destek almak kritik öneme sahiptir. Uzman bir avukat, yasal prosedürleri doğru bir şekilde takip ederek, haklarınızı en üst düzeyde korumanızı sağlar ve sürecin sorunsuz ilerlemesini temin eder.
Hukuki Destek İçin Bize Ulaşın
Bu konuda ve diğer tüm hukuki sorunlarınızla ilgili detaylı bilgi almak ve profesyonel avukatlık hizmetlerimizden yararlanmak için Hukuk Duo ile iletişime geçebilirsiniz.
+90 549 875 50 40